Ofiste tam karşımda, yerde duran, uzun gövdeli ama yaprakları pembe pembe açan, adının, "Yaprak Güzeli" olduğunu keşfettiğim; suya her daim aç olan çiçeğe benzetiyorum halimi. O suyun hasretinde her daim, ben de aşkın. Hemhal oluyorum ister-istemez! İkimiz için de tek dileğim :Susuz ve aşksız bir ömrü Allah'ın bizden alması ! Ki zaten yaşayamayız !..
Mutluluğumun başka birine bağlı olmadığı aşikar. Ama özgürlüğümün evet ! Aşık olunca coşarsın, çılgınlıklar yapar, kendinden geçersin, hesaplamazsın. Zira özgürsündür artık ! Hayatındaki bütün olumsuzlukların üstesinden gelecek kadar güçlü hissedersin ! Yolunda gitmeyen bir şey olduğunda, "İyi ki O var" dersin, telefon açar bunu ona da söylersin :"biriciğim iyi ki varsın". Herkesi ve herşeyi affeder, anlayış gösterirsin. Dingin bir bilinçle beraber, gözü karalık ve güçlülük hali sarar tüm benliğini. Çünkü artık herşeyi yapabilecek ve sana varlığı ile yanında oluşu ile dayanak olup ayakta tutan değerliyi, o sonsuz yaşam kaynağını bulmuşsundur.
Aşk'ın böylesine değerli oluşu, satın alınamaz bir zenginlik olmasında yatıyor sanırım. Ve kolay kolay kimseye teslim olmayan güzel bir kadın / karakterli özel bir erkek onurunu taşıyor olması bir de ! Kendini O'nu hakedene saklaması, her gönüle dolmaması, her ruhu okşamaması bundan sebep olmalı !
Ve o gün geldiğinde, Kaderin Aşk'la anlaşma yapması ile aşık oluruz. Kader; yol ayrımlarındaki tercihlerimiz, vazgeçişlerimiz; tam o noktada gururumuzun yüreğimizdeki sese teslim olması halidir. Kader'i yazan da bozan da biziz ! Kendimizden başkası değil ! Ve yine biliyorum ki Aşk, Allah'ın herkese bahşetmediği büyük bir nimeti ve lütfudur.
Bir ömrü yoluna ziyan etsek de; şu muhakkak ki, aşksız bir ömür, susuz kalmış, solmaya yakın bir Yaprak Güzeli 'dir...
