26/10/14

İZ


şimdi hangi şiir, hangi kelime anlatır bizi ?
siler mi sanırsın zaman, bıraktığın izi ?
oturup içli içli ağlasam;
avutur mu vefakar annemin dizi ?...







Hiçbirşey'in Sözlüğünden - III

VAZGEÇMEK; reddetmektir, fedakarlıktır ! 

Ve onurlu insanlara aittir !
Zor gelse de; "Kolay"ı seçmemektir ! 
An'ı ve Geleceği doğru ve yerinde değerlendirip; kalbimizdeki sesin tam karşısında; Mantığımıza yer açmaktır !.. Savrulmamaktır ! Benliğimizin ta derinlerinde taşıdığımız ve "KUTSAL" bildiğimiz herşeye sımsıkı sahip çıkmak, ziyan etmemektir !...

Böylesi zamanlarda bilgi en acımasız düşmanımız olur ironide. 
Bilmek.. kişiliğimize yakışan Doğru'yu / "Olması Gereken"i bilmek hiç bu kadar acı vermezken; daha da saygı duyulanı; Balık bilmez ise Halik bilir türünden bir hesapla hareket etmememizdir !

Onurlu ve haysiyet taşıyan insanlar; işte bu yüzden geceleri rahat uyurlar. 
Zira kendi mutlulukları için başkalarını mutsuz etmemek ve VAZGEÇMEK asil insanların tavrıdır ve ondan bu kadar yüksüz ve hafif görünürler !

----------------------------------------------
Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.
Ellerimde koparmaya çalıştığım zincirlerden kalma yara izleri
Yeni yeni iyileşmeye yüz tutmuş olsun.
Gözlerimde öyle bir karanlık olsun ki, gören kör oldum sansın.
Yanaklarım kurumuş olsun göz yaşlarımdan, dudaklarımsa çatlak çatlak.
Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.
Belki bin tane aşktan geçmiş olayım ve hiçbiri olmasın gözümde.
Hiçbiri tamamlayamamış olsun cümlelerimi,
Hiç biri bağlayamamış olsun geceyi sabaha.
Hiçbirinin gülüşünün her anı senin kadar aklıma işlenmemiş olsun.
Hiçbirinin hayali en güzel haliyle barınamamış olsun beynimde.
Hiçbirinin izi kalmamış olsun bedenimde.
Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.
Sessizce ağladığım anları kimse çığlık çığlığa hıçkırıklara dönüştürememiş olsun.
Ellerim kimsenin üzerinde eriyip gitmemiş olsun, gezinse bile.
Dudaklarım senin adını söylerken ki gibi kıvrılmamış olsun hiç bi ad'a yeterince.
Yerine koymaya çalıştığım her beden yok olup gitmiş olsun kumlar aktıkça tane tane.
Unuttuğumu sandığım, vazgeçtiğimi sandığım,
Sevmediğimi sandığım öyle bir zamanda gel ki
Yerçekimine karşı koysun damarlarımda beni yaşatan her zerre.
Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın...
Orhan Veli





Hiçbirşey'in Sözlüğünden - II

ALIŞMAK; zamana bağlı değildir !

Alışmak, "Kabul Ediş"in ruh eşidir kanımca. Nicelikli değil; nitelikli zaman ve An'ların sonucudur ! 
İster bir gün, ister bir yıl olsun; gözümüzle gördüğümüzü, ruhumuzda hissettiğimizi; akıl süzgecinden geçirip onaylıyorsa gönlümüz; "O" vazgeçilmezimizdir artık ! 

Bilinçli bir "Kabul Ediş"; ayakları yere basan, sağlam bir inançtır teslim olduğumuz ! 
Öyle kabul eder, gönüllü Tutsağı, Esiri oluruz !...
İçinde yaşadığımız toplum ve sistem kanunlarına göre olan doğru veya yanlışlar, bireysellikten uzak; sadece o sistemi ve toplumunun bile farkında olmadığı dayatmacı şekillendirmeleri temsil eder ! 
O nedenle Alışmak ve akabindeki Alışkanlıklarımız esasen kim olduğumuz 
ya da kim olmadığımızı belirler ! 
Zira Doğru'yu da seçen biz, Yanlış'ı da ! Ancak doğruyu güzeli anlamak için, önce yanlış ve çirkin olanla tanışmak gerekir !...... 

Hakkım ve helalim olacak doğruya ve güzele ulaşmamı sağlayacak;
başta kötü alışkanlıklarım olmak üzere; bana iyi gelen; 
" Daha İyi Bir İnsan Olmam İçin " yardım eden; farkındalığımı 
BEN'E OLAN YOLCULUĞUMDA acıyla harmanlayarak yüreğime kazıyan, aklıma çivileyen; 
bağımlısı değil; bağlılık ve sadakat ile kazanılmış; tüm "alışkanlıklarıma" 
binlerce ve dostça selam olsun.








Hiçbirşey'in Sözlüğünden - I

TESADÜF; diye bir şey yoktur ! 

Birini tesadüfen tanımaz, bir olayı tesadüfen yaşamayız. 
Anlamamız gereken, mutlak bir nedeni vardır !O hep arzu ettiğimiz, aşk, huzur; her ne ise ona ulaşmamızı sağlayan kanlı canlı, gerçek bir araçtır Tesadüf ! Tam bu noktada hayat bizi; içinden çıkıp geldiğimiz tarihe; beklenti, kişilik, kimlik ve hatta aile yapımıza rağmen, uygun bir "tercih" yapmaya iter. 

Tercih başlı başına bir Fırsat ve şekillenecek geleceğimiz için büyük bir Şans ya da tam tersi iken; sırtımızı dönüp çekip gitmek de bizimdir; kalıp herşeyi ile kabul etmek de ! Tüm bunlardan kaynaklı aldığımız "tercih"e dayalı Kararlarla; hayatımızı şekillendirir, Kader denen o yazgıyı kendi ellerimizle yazarız özetle; ya celladı olur çıkarız hayatlarımızın, ya da altın tepside ağırlar, en doğru şekilde değerlendirir başımıza taç-ederiz Tesadüfleri... 

Tüm dostlarıma, aldıkları Kararlarla, MUTLU sonlandırıp, MUTLU sürdürecekleri Tesadüfler dilerim.