17/05/13

Ölü ya da Diri; Birini Kaybetmek...

Sevdiğiniz ve gözünüzden bile sakındığınız birinin kaybındaki acıyı, ancak yaşayanlar bilir.
Onu ve ona dair herşeyin şahidi olamamak eksiltse de varlığınızı; ne çare kabul etmekten başka seçeneğiniz yoktur sarılacağınız.

Payınıza düştüğü kadarı ile sessiz bir acı ve gözyaşı emanet etmiştir size ! Ki idareli kullanıp hergün canınız acısın diye !

40 gün yasta kalmak, o yitirişin acısını hafifletir mi bilmem ama şu an hatırıma gelen çok güzel bir anlatım var paylaşmak istediğim; sanki o, bu sorunun yanıtını verir gibi.  
Derler ki : İnsan çok sevdiği birini kaybedince, yüreğinde 40 mum yanarmış ! ve geçip giden her gün, o mumlardan biri sönermiş. Ta ki en son muma kadar ! İşte o bir tek mum tüm hayatı boyunca yanmaya, o kişinin yüreğini acı ile kavurmaya devam edermiş !..

Zaten ondan değil midir, aranızda ne geçmişse geçmiş olsun; birini dilden değil yürekten sevdi iseniz; kaybıyla dünyanızın değişeceği ve hayatınsa farklılaşacağı, gözünüzde eski önemini yitirip değersizleşeceği kesindir..... Şayet taştan bir yürek taşımıyorsanız eğer!!!

Dogmatik olarak kazandığınız aile bireylerinin kaybı travmatiktir elbette. Ancak sevginizle seçtiğiniz kişinin kaybının tarifi de mümkün olamaz kanımca ! Yitiriliş bir gidişse "şimdi üzgünsün ama zamanla geçer, unutursun, hatta iyisi mi sen yeni birini bul, çivi çiviyi söker"; bir vefat ise "allah sabır versin (başın sağolsun - nasıl yani ? o ölmüş ama benim başım sağsalim dolansın mı ortalarda ?)" "üzülme, ölenle ölünmüyor hayat devam ediyor" tarzında sözlerle "DOST" sandıklarımızın darbesi ile bir kez daha sarsılırız.

Oysa kalpsizler, yüzeysel, dejenere tipler sevgiyi ancak izledikleri filmlerdeki o imkansız hikayelerde olur sanırlar ! Ve ben onları "ZAVALILAR" olarak addediyorum ! Birini alıp kalbinizin tam ortasına koymanız ve Canınız Cananız olması için aynı kandan olması mı gereklidir ???!  Ve hangi seven yürek; sevdiğinin yerine, bir başkasını koymak ister !!! Yaşanılan onca güzel anların hatırını bir kalemde silmek ister !???? !!!

Bazen eşleri ölen ama bir daha asla evlenmeyen kadınlara ve erkeklere rastlıyorum. Kimisi kendini "neden evlenmiyorsun, evlen sen de artık" saldırılarına silah olarak çocuklarını gösterirken, kimi "uygun birini bulamamayı" mazeret eder. Oysa ben eminim ki, oturup herbirinin hikayesini dinlediğinizde, yeri asla doldurulamaz, çok büyük aşklar yaşamış olduklarını anlarsınız ! 

Dedem, babaannemin üzerine kuma getirdiği zaman, babaannem dedemi yine de sevmiş, asla vazgeçmemiş ! Babaannem şu an 90'larını sürüyor ve ben biliyorum ki, dedeme hala ilk günkü gibi çok aşık ! Ondan bahsederken, yüzünde bir gençkız mahçubiyeti, gözlerinde ise kırgınlıkla karışık o aşkı görmemek mümkün değil inanın !  Ve o yaştaki bir kadının böyle bir aşkı, hala yüreğinde taşıyor olması ise ne yazık ki çoğu aşkı hiç tatmamış kalpsizler tarafından alay ve gülüşme konusu ediliyor.. çok acı !!!

Birini ister toprağa verin, ister ele verin; gerçekten sevdi iseniz o mum hiçbir zaman sönmeyecektir ! 
Canınız siz nefes aldıkça o ateşle son anınıza kadar içten-içe hep yanacaktır ! Ve siz yerine kimseleri asla koyamayacaksınız !

Ey aşk ! acısa da canım, öldür beni sevgisi ile, sağ bırakıp geride koyma !
Öldür ki erebileyim sırrına onu sevmenin ! Varabileyim yanına !

Hiç yorum yok: