06/05/18

"ÖLÜMLE YAŞAM ARASINDA"


Mutlaka izlenilmesi gerekilen etkileyici bir film !
Türkçeye ismi “Ölümle Yaşam Arasında” diye geçmiş;
izlediğimde beni altüst etmiş, müthiş bir yapım !
Denilmek istenenin, akıllı bir senaryo ile incelikli bir şekilde anlatıldığı özgün bir eser!



İdam karşıtı bir aktivistin, idam kararını iptal ettirmek ve bu sayede de ilgili kanunu iptal ettirmek için verdiği insanüstü mücadeleyi ve bu uğurda kendi yaşamını nasıl ve ne şekilde riske ettiği ile; önyargılarımız ve gösterilenin/iddia edilenin arkasında yatabilecek başkaca bir "GERÇEK"in de olabileceğini ispatlayan; seyirciye inanılmaz bir öğreti ile yaklaşan şahane bir film.



Ne zaman bir bebeğe, savunmasız bir çocuğa, bir kadına tecavüz edilse ve ne zaman biçare kadınlar eşleri ve en yakınları tarafından ziyan edilseler, öldürülseler; itiraf edeyim ben de o öfke ve üzüntü ile idam gelsin derken buluyorum kendimi. Suçlunun öldürülmesi ile suçun ortadan kalkmadığını bilsem de !!!


Ancak henüz 2 sene kadar önce tekrar konuşulan ve yeniden gündeme getirilmeye çalışılan idam kanununun, bu türden suçlar için uygulanmayacağı kesin! Önce bunu bir bilmek lazım.


Hem Türkiye'de bir kadına ya da çocuğa tecavüz edip öldürdü diye (hapisteki gayri-resmi infazlar dışında) idam edilen duydunuz mu hiç ?!
Çünkü ! Çünkü'sü hepimizin malumu bir beynelminel !!! Çünkü; siyasetçiler ardan, namustan ziyade; kendi koltuklarını ve topluma, taraflarına inandırdıkları, empoze ettikleri; adeta bir filmden daha film olan senaryolaştırılmış rollerinin itibarsızlaştırılıp; koltuklarının ve getirisi olan o zahmetsiz nemanın derdindeler sadece !
Sağ veya o pek eski sol saydığınız tüm taraflar için de durum tastamam böyle !

Amacı yalnızca düşünce insanlarının ortadan kaldırılmasına elverişli ortamı ve fırsatı sağlamak olan idama net bir ifade ile : KARŞIYIM BEN !

Hem idam edilen her bir birey, TOPLUM KAHRAMANI olarak yeniden doğmadı mı ?!
İsimleri çocuklara, parklara verilmedi mi ?
Düşünceleri ant sayılıp, ezberlenmedi mi ?
Yanlışlık yapmışız itibarını geri veriyoruz denmedi mi kimisi için ?

Demek ki yapılmasını istemediğiniz şeyleri yaptıklarını iddia ettiğiniz insanları öldürmekle, sizce suç olan bir davayı bitirip, sonlandıramıyorsunuz !

Kendi suçlunuzu yarattığınız koşulları düzeltmek yerine;
yeni yeni hesaplar, yeni yeni davalar yaratıyorsunuz !
Ve topluma da nur topu gibi büyük bir travma yaşatıyorsunuz ! ki bu umurunuzda değil !

Aklımda Platon'un sözleri geçiyor... Buruk da olsa gülümsüyorum yine de...
"Demokrasinin temel ilkesi halkın egemenliğidir. Ama ülke yönetiminde doğru tercihlerin yapılabilmesi için de halkın çoğunluğunun iyi eğitim görmüş kişilerden oluşması gerekir. Eğer böyle değilse demokrasi otokrasiye dönüşür. Güzel sözlü demagoglar, kötü de olsalar, başa geçebilirler. Oy toplamasını bilen herkesin devleti başarı ile yönetebileceği sanılır. "

Değiştirilemez anayasa kanunlarını değiştirmeye çalıştıkları bahanesi ile düşünen genç insanları asan sistem; günümüz iktidarı eli ile o değiştirilemez maddeleri patır patır değiştirdi, değiştiriyor. Emin olun madde falan umurumda değil !
Zira bana göre esas olan insanın yaşam hakkıdır ve bu uğurdu bir savunucu olmaktır !

Sadece insana hizmet için sürekliliği korunmaya çalışılan devlet adına konan maddelerin değişmesi meğer ne de kolay değişebiliyormuş ve meğer hiç de sorun olmuyormuş; ona üzülüyorum ! O zaman niye öldürdünüz diye düşünmeden edemiyor insan ?!!!!
Kuran'la ilgili okumalarımdan yaptığım çıkarımla diyebilirim ki; Müslümanım diyenin Laik; Laikim diyenin de Müslüman olamayacağı yerde; şeriat kanunları geçerli olurken; siz; dini varsaydığınız nitelikleri ile " bir insanı öldürmek bütün insanlığı öldürmektir" şiarı ile yaşadığınızı iddia ediyorsanız ya hani; işte o zaman İDAM GÜNAHTIR DA BEYLER !
Özetle hangi fikrinizden tutsam, tehlikelisiniz bana göre !!!

Varsa o Allah, Tanrı ya da büyük Enerji; ona her ne diyorsanız; dilerim Ağır milliyetçilik hastalığına tutulmuş;
sağdan soldan her kimse;
öğrendiklerini dayatmacı,
"öteki"ni kabul etmeyen;
sistemin öğretilerini papağan gibi sürekli tekrarlayan
pek yüksek yüksek eğitim almış olan cahiller ile;
....
bunların başka bir türü olan ve bir sabah uyandıklarında onlara göre Arap alfabesine, fese, şalvara ve sair şeylere getirilen yasağın/değişikliğin; geleneklerinin birer parçasına yapılmış büyük bir hakaret olmasından öte, dinlerine yapılmış büyük bir saldırı sayan
kökten Dincilerin,
Gericilerin şerrinden,
fitnesinden korusun tüm halklarımızı !!!!

Bu her iki zümrenin kafası ve bunların kini ile olur da bir gün yine konu olursa; geri getirilmeye çalışılırsa;
biline ki buna asla izin vermeyeceğiz ve sonuna kadar
İDAM KARARINA HAYIR DİYECEĞİZ !!!
BİN KERE, MİLYON KERE HAYIR DİYECEĞİZ !!!

Hiç yorum yok: