Annelik nasıl bir şey hiç bilmiyorum ( belki de Allah böyle bir duyguyu hiçbir zaman layık görüp kısmet etmeyecek), bildiğim tek şey: bütün çocukları hiç ayırt etmeksizin çok ama çok sevdiğim ve onlardan birini doğurmamış olsam da, en az bir anne kadar yüreğimde ve ruhumda "anaçlık duygusu" nu taşıyıp, gerektiğinde uğurlarında canımı bile hiç düşünmeden feda edeceğim duygusu ile yaşadığımdır...
Onların o masum, savunmasız hallerine yüreğiniz sevgiyle, gözleriniz yaşlarla dolarak baktınız mı hiç?
Zamanım geldiğinden midir nedir, bebeklere bakamıyorum. Çünkü baksam biliyorum ki, içimdeki o sonsuz sevgi yine şahlanacak, çıldırmışcasına gözlerimden taşmak için beni zorlayacak, kendimi ne kadar engellemeye çalışsam da en azından gözlerim nemlenecek ve eminim biri görse "bu kadın deli " diyecek :)
O minik elli, minik ayaklı sevimli, dünyanın en güzel parfümlerinden daha güzel kokan şeyleri alıp en güvenli yerde ciğeriminde saklamak, kalbimin üzerinde taşımak istiyorum.
Düşünsenize o kadar savunmasız ve küçükler ki, onlara istediğiniz herşeyi yapabilirsiniz, kendilerini koruyamazlar, itiraz edemezler, öylece durdukları yerde dururlar ! Allah'ım sen koru onları !...
Ben çocuklarına, hele hele de henüz bebek denecek kadar minik yavrularına şiddet uygulayan insanların bu dünyada nasıl olur da bizler gibi normal olanlarla aynı havayı soluma hakları olduğuna bir anlam veremiyorum. Tamam hümanistim , tamam insanlara karşı anlayış ve empatim vardır. Ama kimse bana kendi doğurduğu olsun-olmasın, minicik bir varlığa neden zarar vermek istediğini anlatamaz, açıklayamaz ! Böyle bir şeyin tek açıklaması o zalim insanların birer CANAVAR oldukları ve bu dünyada yerlerinin olmadıklarıdır !!!!
Çünkü birçok çiftin sahip olamadığı , birçok kadının hasret kaldığı o MUCİZE VARLIĞA anne - baba olmuşken, bunun kıymetini bilememelerini anlayamıyorum.
O nedenle benim çocuğum olmayan , benimle hiçbir kanbağı bulunmayan, öylesine yolda , pazarda , herhangi başka bir yerde çocuğuna bağıran, kendi psikolojik sorunlarının yansımalarını o minicik yavrunun üzerine kusan insanlara rastladıkça, artık dişlerimi sıkmayı ve yüreğimin sızlamasını beklemeden, herkesin içinde o anne - baba namzetlerini utandıracak şekilde ( tabii utanmaları sıkılmaları var ise !) tepkilendiriyorum, deşifre ediyorum !! En azından " lütfen bağırmayın, bakın ne kadar korktu " diyebiliyorum! Onlar doğurmuş olabilir, ama bence onlar HEPİMİZİN ÇOCUKLARI !!!
Bir bebek, minik bir çocuk, çocuklarımız... onların hepsi ümidimiz, geleceğimiz, aşkımız, sevdamız, hayallerimiz, hasretimiz, canımız, ciğerimiz, en değerli varlıklarımızdır.
Bir bebekle hayata daha sıkı sarılırsın, çünkü artık bir nedenin vardır !
Bir bebekle kendini unutur, onunla dolarsın.
Bütün kötülüklerin ona değil , sana gelmesi için ellerini açar, dua edersin.
Bütün hastalıkların, bütün belaların ondan uzak durmasını dilersin.
Cebindeki son kuruş dahi olsa, senin ihtiyaçların herzaman bekleyebilir, onu mutlu etmek istersin...
Sorunlu bir günün ardından, ona kavuşacağın anlarla avunursun, beklersin, sebat edersin...
Geceler boyu uyumayıp seni canından bezdirse de bir gülücüğüyle bütün yorgunluklarını unutur, onu koklarsın... İşte o an bütün sıkıntılara değerdir...
Bir bebekle daha insan olursun, anneni daha iyi anlarsın... Hani hep derler ya " inşallah sen de bir gün anne olursun da beni anlarsın " :)
Bir bebekle hayaller kurar, daha uzun yaşamak için, onu yalnız bırakmamak adına kendini adarsın...
Çünkü gün gelipte o bir doktor, avukat ya da öğretmen olunca yanında olmak, o günleri görmek istersin...
Bütün hayatını öylesine doldurur ki, onu uyurken izlemeyi bile dünyanın oscar'lı en güzel filmlerine tercih edersin... Ellerini nasıl yanağına yakın koyduğuna, uyku esnasında alt dudağını hafifçe oynatışına, o hızlı ve minik minik nefes alış-verişlerine, küçücük ayaklarına, yatakta uzanışına uzun uzun dalar gidersin....
Hayatta yapamadığın herşeyi onun başarmasını ve çok ama çok mutlu olmasını istersin, kendi kendine sözler verir, ona çok iyi bakacağını yinelersin... Gözbebeğinden öte, anlatılmaz bir değeri vardır çünkü....
O her ne kadar bilmese de , hiçbir zaman ne kadar büyük bir sevgiyle sevildiğini anlamasa da karşılık beklemeden verirsin sevgini...
Dünyanın en kötü insanı olsa , belki de en başarısız, yine de seversin, çok ama çok seversin onu...
Birgün gelir yüreğin onun derdiyle yanarsa, kimse yanmazken senin kadar, sen kavrulursun, kül olursun ! Çünkü sen bir annesin ve çünkü sen bir babasın; o da senin canının ta içi...
Anne ve babaların çocukları için yaptıkları hiçbir şeyin hesabı olmaz... Hesapsız olursun, onca emek verdiğin başka işlerin gibi değillerdir, hiçbir planın yoktur onun mutluluğundan başka... Birgün gelipte karşına vefasızca çıkıp seni üzse de, sen ona hiç kırılmazsın, belki bir an anlaşılmamak seni burksa da , sevginden hiçbirşey eksilmez, sen yine seversin; daha doğrusu sevmelisin.
Bir yerde okumuştum, şu dünyada çok az insan gerçekten aşka rastlıyormuş !. Birçoğumuz o duyguları yaşayamadan hayatımızı noktalandırıyormuşuz ! Ama ben ona bir ekleme yapmak istiyorum, BENCE BİR ÇOCUK SAHİBİ OLMUŞ HERKES GERÇEK AŞKI TATMIŞ DEMEKTİR BU HAYATTA !!! Ve tarifini bir türlü bulamadıkları karışılık beklemeden duyulan"gerçek aşk" var ya hani, işte o kesinlikle çocuklara-bebeklere duyulan aşktır!!
Büyük Allah'ım çocuklarımızı korusun ! Yüzlerindeki gülüşü, gözlerindeki pırıltıyı, o minik yüreklerindeki coşkuyu/sevinci hiç ama hiç söndürmesin !...... Canlarım canlarım benimmm... Hep mutlu olun inşallah... Hepinizi çok seviyorum miniklerim benim....
25 Temmuz 2010 Pazar, 20:49 tarihinde eklendi
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder