09/02/12

Sadelik..


Sade(-ce) ve sadelikten yana oldu yüreğim hep. Hayatımdaki herşeyi sadeleştirebilmek ve işte o herşeyin ortasında, bütün karmaşıklıklardan, bütün o yorucu koşturmacalardan uzak, öylece... ve tamamen sessizce, gerçek benliğimi tanımanın hazzı ile yaşayabilmek.
 Hem hayatın içinde , hem de bir anlamda dışında katılımcı bir seyirci gibi, çok önemsemeden, onun tüm geçiciliğinin gerçekliği ile ümitleri boş hayallere bağlamadan, öylece basitçe yaşamak...
Onca yaşanmış yıllarımız boyunca olagelen seramoniler/törenler vardır ya hani... onlar için yorduğum fikrimi, daha faydalı işlere yorsam. Tek tip giyinsem mesela... Ya da hiç boyamasam saçlarımı gözlerimi, yaradılışımdan gelen güzelliğimle, insanlığımla doldursam odaları, dostlukları...
 Hergün "bugün daha iyi bir insan olacağım" diye uyanıyor, "yarın bugünden daha iyi olacağım" diye uykuya dalıyorum. Ama sade, ama kendim... yapmacıksız, kendimi yormadan, kimseleri yormadan biraz daha çok Şehriban Şirvan olmak için...
 Ne kadar uğraşırsam uğraşayım kendimle, hep çok şeyim, hep her yerdeyim... hep de bu uğurda hiçbir şey!
 Ellerimi tek dileğe, tek duaya,bir gün "az da olsa, piştim/büyüdüm" diyebilmek adına açıyorum...

07 Haziran 2010 Pazartesi, 20:52 tarihinde eklendi
 

Hiç yorum yok: