Şaşıyorum doğrusu ! Hem bu kadar O’nsuz hem bu kadar O’nunla ! Takdir mi etsem kendimi ya da akılsızın tekisin deyip alıp yerden yere mi çalsam kalbimi.
Yaptığım her işi, her oluşu sanki biraz daha O’na yaklaşma, O’nu bulma ümidi ile yapıyorum. Gittiğim yerlere O da orada olabilir diye gidiyorum, konuştuğum insanlarla O’nu tanıyor olabilirler diye konuşuyorum. Bir elbise alırken, O’nun üzerimde görme ihtimali var diye özenle seçiyorum. Aynada seyrediyorum en güzel beni bulana dek. Beni bir tek o sevsin, bir tek bulsun istiyorum. Aşk olsun istiyorum. Çok şey mi istiyorum ?
Bunca O’nsuzluğa rağmen, hep yanımdaymış gibi davranıyorum. Her hareketim, her sözüm O beğensin diye şekilleniyor. Hayali bile yetiyor desem yeridir. Bir köşe başında, beki de şu sokağı hemen geçince çıkacak karşıma. Hatta ansızın yağarken karlar; O üşümüş, ama vazgeçmeden aramaktan beni çalacak kapımı. Belki keşke daha önceden O’na rastlayınca neler söyleyeceğimi düşünseydim, hatta kendi kendime ayna karşısında çalışsaydım diyeceğim. Sonra "bana böyle şeyler olmaz" diyerek buna önceden çalışmadığıma kahredeceğim, kimbilir ?!
Ah Tanrım, büyük Allah’ım; ne kürk isterim, ne altından bir yüzük; ne saraylar ne hanlar hamamlar. Borçlu kalmak istemiyorsan; tek isteğim yazmandır alacak defterime Aşk’ı; benden asla gitmeyecek Yar’ı !
Aşk’la kalbime kastolan onca hileye rağmen ve bendeki bitmez tükenmez, sarsılmaz ümitlerimle büyüttüğüm sıcaklığın; ağırlığınca karşılık bulamaması; önü alınmaz isyanlara neden olsa da çabuk toparlıyorum sanırım.
Ne bir asi olup dağlara çıkıyorum, ne de bu uğurda kendimi harcıyorum boşvererek. Herşeye rağmen, yine - yeniden koşuyorum yorulmadan düşlerimin peşinden...
Her hamle bir umut, her umut hayran O bendeki Aşk’a sadakatime !
Sadakatle övünürken kanaatkar oluşuma; çocuk kandırır gibi kandırıp kendimi, "hiçe" tamah ediyorum biriken sevgimi ...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder