Çocuk masalları tadında; o lezzette bir şeyler yazmak istiyorum uzun zamandır.
Dünyanın en güzel şeyleri, çocuklara feda olsun bütün güzel kelimelerim :) Sonra La'fontain'den masallar misali anlatılsa dilden dile Şehriban abladan masallar diye ! ne şahane olurdu... seviyorum ben o küçük, masum insanları. Canlarım benimmm !
Çocuklar kendilerine masal anlatanları hiç unutmazlar, bilirim. Tıpkı benim tatlı tombul Adile Naşit'i unutmadığım gibi :)... 1980 ve sonrasında bir süre daha devam eden Uykudan Önce programında adımı söyleyecek diye o kadar beklerdim ki, şayet yanlış ve hayali hatırlamıyorsam ikinci adımı söylediğini duyduğumu düşünüyorum :) Ya da bana öyle geliyor :) olmasını düşlediğim bir şeyi, çocuk bilinçaltımda şekillendirerek inanıyor da olabilirim :)
Üç kızkardeş, pür dikkat seyreder, dinlerdik Adile Naşit'i.
Şimdi artık "O" yok ama nerede, her kim bir çocuğun Adile Naşit'i oluyor ve tatlı, mutlu, sonu güzel biten masallar anlatabiliyorsa; ne mutlu ona ! Ne mutlu küçük bir meleği mutlu eden o şahısa ! Zira mutlu bir çocuk yüzü dünyanın en güzel manzarasıdır bence ! Gülümserken neşe ile parıldayan bir çift çocuk gözü kadar insanı huzurlu kılan ne olabilir ki bu kirli ve acımasız dünyada ?!
Geçenlerde bir arkadaşım (Yüksel seni deşifre ediyorum, üzgünüm :), yazdığım bir şeyi (burada yayınlamadığım) okuduktan sonra, dönüp bana "sen bir çocuksun" dedi. Bunu öyle bir eda ile söyledi ki; sanki büyümüş olduğu halde çocuk heyecanlarla dolu olmak bir suçmuş ve çok kötü bir şeymişcesine, bana acıyormuşcasına konuştu gibi geldi ! Hoş, belki de erkek olmasındaki o düz bakış etkisi ile öyle konuştu :) (sataşmıyorum !gerçekleeeer :))))
Yine de hiçbir zaman gerçekleşmemiş hayallerine, yalancı dost ve akrabalara rağmen; içinde mutlu ve yaşama sıkı sıkıya bağlı, inatçı küçük bir kız barındırıyor olmamla, benim adıma sevinmesini yeğlerdim :) Zira ben Yüksel'in aksine kendimle gurur duyuyorum ! niye mi ??? okumaya devam edin :)
Çünkü duygular insanlar içindir!. Duyguları körelmiş, insanlara güvenmeyen; ağlamayı acizlik, zayıflık olarak gören; gülmeyi hafiflik, kahkahayı yersiz bulan; her şeyi hesaplayan; okuduğu kitap ve izlediği filmler kadar çocuğuna ve ailesine zaman ayırmayan; kariyerin ve paranın arzu ettiklerine ulaşma da önemli bir araç olduğunu düşünen; gittiği üniversite veya okuduğu kitaplarla alim olduğunu düşünüp diğerlerine tepeden bakan; sevgiyle incitmeden dokunmayı bile namussuzluk/iffetsizlik olarak nitelendiren; sağlıklı arkadaşlıklar kuramayacak kadar güvensiz; sevmeyi bilmeyen, sevildiğinde inanmayan hissizlerden olmadığım için sana şükürler olsun allahım ! Zira neşe kadar hüzün de var ben de, gözyaşı kadar kahkaha da ! Sevdiğim zaman şarkıda da dendiği gibi : Allah'ına kadar severim :)))) ( sahi hangi "sözde" şarkıydı o yahu?:) ) Ağlamam gerekiyorsa da, salya sümük, hıçkıra hıçkıra, doya doya ağlarım; öfkelendiğim zaman belli eder; kırıldığım/üzüldüğüm zaman yüzümü asarım, çünkü insanım !!! Ufak bir farkla; büyümüş ama hala çocuk kalmış olmakla !
Yalnızca bir çocuk hesaplamadan cesurca yaşar bütün duygularını ! Yalnızca bir çocuk aklından ve yüreğinden geçeni masumca dillendirir ! Ve yalnızca bir çocuk sevdiğini de sevmediğini de belli eder dürüstçe ! Ve farkında olmadan yapsalar da (işin özü o zaten, farkında olmadan, hesapsızca ) ben buna CESARET derim !
İşte bundan kelli :) seviyorum uleynn kendimi :))) Ben mutlu bir kız çocuğuyum :) hatta çoğu zaman yeri gelir yaptığım saçma işlerle dalga geçer, "yuh şehriban yaa, ne kadar akılsızsın" :) senin yaptığını çorumlu yapmaz derim :))) hatta daha beter bir şekilde kendimi yerden yere vurur, ya da tam tersi, yaptığım hoş bir şeyden dolayı "aferin sana" :) bile derim kendime, gülümserim :) hayata gülümserim. Yerimde duramam, sağa-sola koşturur; sevdiklerimi mutlu etmek için değişik şeyler bulmaya çalışırım :) Sürprizler yapar, onları şaşırtırım :) Bununla beslenir, bununla keyiflenirim :) Her duygunun hakkını verir, ama günün sonunda yapmam gerekeni yapar, geleceğe umutla bakar, yoluma çocuklar gibi neşe ile devam ederim :) bu değişmez !... yaşım gelmiş bilmem kaç yüz olmuşsa olmuş; ne olmuş yani ?:) benim umurumda mı sanıyorsunuz :)))) hayııırrrrr ! :)))
Yaşamdan zevk almak. Tüm duyguları çocuklar kadar uçlarda yaşamak ve sonra hiçbir şey olmamış gibi devam etmek, çocukça olabilir ancak dediğim gibi cesurcadır ve Cesur Yürek'lerin işidir !
Hesapsızca yüreğindekileri yaşayan bütün çocuklara ve daima çocuk kalacak tüm yetişkinlere bir şey olmasın ! Onlara kötülükle uzanan ellere; onlara kötülükle bakan gözlere fırsat vermesin !
Masal tadında, sonu güzel biten hayatları olsun tüm hayalperestlerin :))) !
Ha ! bu arada, başta bahsettiğim o masalı mutlaka yazacağım bir ara :)))
Haydi artık uyku zamanı, saat çok geç olmuş kuzucuklarım:)))))

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder